3 Ağustos 2026 Pazartesi
SON DAKİKA

    “DEVLETİN KURUMLARINI HİÇE SAYIYORLAR”

Yayınlama: 02.08.2026 15:20 Güncellendi: 02.08.2026 23:55 23 okuma
      “DEVLETİN KURUMLARINI HİÇE SAYIYORLAR”

 

Fındıkta yaklaşık 100 bin tonluk rekolte farkı tartışma yarattı. Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, ihracatçıların açıkladığı alternatif rekolteyi sert sözlerle eleştirerek, "Resmi rekolteyi yok saymak devletin kurumlarını hiçe saymaktır." dedi.

2026 yılı fındık hasadına sayılı günler kala rekolte tartışmaları yeniden gündemin en sıcak başlıklarından biri oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı resmi rekolte ile ihracatçıların hazırlattığı alternatif rapor arasındaki yaklaşık 100 bin tonluk fark, üretici cephesinde tepkilere neden olurken, Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, ihracatçıların açıkladığı rakamları sert sözlerle eleştirdi.

RESMİ REKOLTE İLE İHRACATÇI RAPORU ARASINDA 100 BİN TON FARK

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulan komisyonların saha çalışmaları sonucunda Türkiye'nin 2026 yılı fındık rekoltesi 704 bin 941 ton olarak açıklandı.

Ancak kısa süre sonra, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) adına hazırlanan ve Ziraat Yüksek Mühendisi Şenel Öztürk başkanlığındaki komisyonun raporunda rekolte 805 bin 246 ton olarak duyuruldu. İki rakam arasındaki yaklaşık 100 bin tonluk fark, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

"RESMİ REKOLTENİN ARDINDAN ALTERNATİF AÇIKLAMA KABUL EDİLEMEZ"

Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde oluşturulan resmi komisyonlarda ihracatçı birliklerinin de temsil edildiğini hatırlatarak, buna rağmen farklı bir rekolte açıklanmasını doğru bulmadığını söyledi.

Akça, "Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde oluşturulan komisyonlarda ihracatçı birliklerinin temsilcileri de bulunuyor. Buna rağmen resmi rekoltenin hemen ardından alternatif bir rekolte açıklamak devlete parmak sallamaktır. Bu, devletin kurumlarını hiçe saymaktır." dedi.

"REKOLTE AÇIKLAMA YETKİSİ BAKANLIĞINDIR"

Türkiye'de resmi rekolteyi açıklama yetkisinin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olduğunu vurgulayan Başkan Akça, bu yetki dışında yapılan açıklamaların hukuki açıdan da tartışmalı olduğunu savundu.

Yetkili kurumların konuya müdahale etmesi gerektiğini belirten Akça, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunlarını ve kurallarını hiçe sayan bu anlayışa karşı devletin gerekli yaptırımları uygulaması gerekiyor. Bu durum kabul edilemez." ifadelerini kullandı.

"DON VE HASTALIKLAR HİÇ YAŞANMAMIŞ GİBİ DAVRANILIYOR"

İhracatçıların açıkladığı rakamların sahadaki gerçek durumu yansıtmadığını öne süren Akça, yıl boyunca yaşanan zirai risklerin göz ardı edildiğini dile getirdi.

Özellikle don olayları, döllenme kayıpları ve hastalıkların üretimi ciddi şekilde etkilediğini belirten Akça, "Sanki karanfil sayımından bugüne kadar fındığa hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar. Döllenme kayıpları, hastalıklar ve diğer olumsuzluklar hiç yaşanmamış gibi neredeyse aynı rakam tekrar açıklanıyor. Karanfil sayımında da 815 bin ton rekolte açıklamışlardı." diye konuştu.

"BİLİMSEL DEĞİL, SİPARİŞ ÜZERİNE HAZIRLANMIŞ"

Akça, ihracatçılar adına hazırlanan raporda görev alan ziraat mühendislerini de eleştirerek çalışmanın bağımsız ve bilimsel olmadığını iddia etti.

Hazırlanan raporlara güven duymadığını belirten Akça, "Parayı kim veriyorsa onun istediği sonucu ortaya koyan bir anlayışın hazırladığı raporlara itibar edilmesi mümkün değildir." değerlendirmesinde bulundu.

"KARANFİL SAYIMI GERÇEKÇİ DEĞİLDİ"

Daha önce yapılan karanfil sayımı çalışmalarına da değinen Akça, Türkiye'nin büyük bölümünün kar altında olduğu bir dönemde sağlıklı saha çalışması yapılmasının mümkün olmadığını savundu.

Bu nedenle açıklanan ilk tahminlerin de gerçeği yansıtmadığını ileri süren Akça, rekolte hesaplamalarında daha şeffaf ve bilimsel yöntemlerin uygulanması gerektiğini söyledi.

GÖZLER ŞİMDİ TMO'NUN AÇIKLAYACAĞI FİYATTA

Rekolte tartışmalarının üreticiyi belirsizlik içinde bıraktığını ifade eden Akça, artık üreticinin en büyük beklentisinin Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıklayacağı alım fiyatı olduğunu belirtti.

Hasat başlamadan önce taban fiyatın ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Akça, "Üreticiyi memnun edecek, emeğinin karşılığını verecek fiyat hasat başlamadan açıklanmalıdır. Üretici ürününün değerini önceden bilmeli ve buna göre hasada başlamalıdır." dedi.