Türk Büro-Sen Ordu İl Başkanı Yılmaz Öztürk, kamuda belirli unvanlara yönelik yapılan münferit ücret düzenlemelerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Öztürk, mağduriyetleri gideren her adımı olumlu bulduklarını ancak parçalı düzenlemeler yerine tüm kamu görevlilerini ve emeklileri kapsayan bütüncül bir ücret politikasının şart olduğunu vurguladı.
Kamu yönetiminde adalet, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerinin esas alınması gerektiğine dikkat çeken Yılmaz Öztürk, mevcut hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon ortamında ayrım yapılmaksızın tüm memurların alım gücünün artırılması gerektiğini ifade etti.
"3600 Ek Göstergedeki Hatalar Tekrarlanmamalı"
Geçmişte yapılan düzenlemelerden ders çıkarılması gerektiğini belirten İl Başkanı Öztürk, şu ifadelere yer verdi:
"Daha önce 3600 ek gösterge sürecinde de sadece belirli unvanlara odaklanılmasının adaletsizlik yaratacağını ve ilave ek ödemelerin emeklilere yansıtılması gerektiğini haykırmıştık. Haklı uyarılarımızın dikkate alınmaması nedeniyle bugün milyonlarca memur ve emeklimiz ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Aynı hataların tekrarlanmasına izin verilemez."
"Aynı Devlet İçin Alın Teri Döküyoruz"
Son yapılan düzenlemelerin kamuda istenildiğinde mali iyileştirmelerin yapılabileceğini açıkça gösterdiğini belirten Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü:
Çalışma Barışı Zedeleniyor: Aynı kamu hizmetini yürüten çalışanlar arasındaki derinleşen ücret farkları çalışma barışını zedelemekte ve kamu vicdanını yaralamaktadır.
Refah Payı ve Ek Zam Şart: İhtiyaç halinde belirli gruplara yapılan iyileştirmeler, geçim mücadelesi veren tüm memur ve emeklilere de uygulanmalıdır. Tüm çalışanlara ek zam ve refah payı verilmelidir.
Emekliler Unutulmamalı: İlave ek ödeme ve tüm iyileştirmelerden kamu emeklilerinin de adil şekilde yararlanmasının önü açılmalıdır.
"Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek"
Devletin çalışanları arasında ayrım yapmaması gerektiğinin altını çizen Türk Büro-Sen Ordu İl Başkanı Yılmaz Öztürk, sözlerini şu kararlı mesajla tamamladı:
"Nasıl ki belirli bir grubun mağduriyeti görülüp adım atılabiliyorsa, bugün geçim sıkıntısı çeken milyonların da sesi duyulmalıdır. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen olarak parçalı çözümleri değil, bütün kamu görevlilerinin hakkını savunuyoruz. Ücrette adalet sağlanıncaya ve çalışanlarımız insanca yaşayabileceği bir gelire kavuşuncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."