30 Ağustos 2026 Pazar
SON DAKİKA

ŞENOCAK’TAN FINDIK ÜRETİMİ İÇİN YENİ MODEL ÖNERİSİ

Yayınlama: 30.08.2026 14:52 Güncellendi: 30.08.2026 15:56 7 okuma
ŞENOCAK’TAN FINDIK ÜRETİMİ İÇİN YENİ MODEL ÖNERİSİ

 

Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Başkanı Cem Şenocak, Türkiye’nin fındık üretimindeki mevcut durumunu ve dünya pazarındaki konumunu değerlendirdi. Fındıkta üretim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Şenocak, özellikle arazilerin yapısının dikkate alınacağı yeni bir destek modelinin uygulanmasını önerdi.

Türkiye’nin dünya fındık pazarındaki ağırlığının son 40 yılda önemli ölçüde gerilediğine dikkat çeken Şenocak, geçmişte yüzde 80-85 seviyelerinde olan Türkiye’nin dünya pazarındaki payının bugün yüzde 60’ın altına düştüğünü söyledi.

“ARAZİ YAPISINA GÖRE POLİTİKA GELİŞTİRİLMELİ”

Türkiye’de fındık üretim alanlarının yaklaşık 750 bin hektara ulaştığını belirten UFK Başkanı Cem Şenocak, bu alanların önemli bölümünün eğimli arazilerden oluştuğunu ifade etti.

Şenocak’ın verdiği bilgilere göre yaklaşık 500 bin hektarlık alan eğimli arazilerden oluşurken, 250 bin hektarlık bölüm ise düz arazilerde bulunuyor.

Üretim planlamasında bu farklılığın mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Şenocak, özellikle düz ovalarda fındık üretiminin artmasının ilerleyen dönemde arz fazlası riskini beraberinde getirebileceğini savundu.

Şenocak, fındık politikalarının tüm üretim alanları için aynı şekilde uygulanması yerine arazi yapısına göre farklılaştırılması gerektiğini belirterek, “Fiyatı yükseltmekten ziyade düz ovalarla eğimli araziyi iyi ayırmamız gerekiyor” dedi.

EĞİMLİ ARAZİ İÇİN EK DESTEK ÖNERİSİ

UFK Başkanı Şenocak, eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilerin korunması amacıyla uygulanabilecek destek modeline ilişkin de dikkat çeken bir örnek verdi.

Devletin düz arazilerde üretilen fındığı örneğin 200 TL’den alması halinde, eğimli arazilerde üretim yapan çiftçiye ayrıca 100 TL destek verilmesini öneren Şenocak, böylece eğimli arazide üretim yapan üreticinin toplam gelirinin 300 TL’ye ulaşabileceğini ifade etti.

Bu sistemle hem düz ovalarda fındık dikiminin önüne geçilebileceğini hem de geleneksel üretim alanlarında faaliyet gösteren çiftçilerin desteklenebileceğini belirten Şenocak, üretim planlamasının bu anlayışla yapılması gerektiğini söyledi.

DOĞU KARADENİZ İÇİN “GELENEKSEL ALAN” VURGUSU

Doğu Karadeniz’deki geleneksel fındık üretim alanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını dile getiren Şenocak, bölgedeki üretim yapısının Türkiye’nin fındık sektöründeki önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Düz arazilerde fındık yerine daha verimli ve farklı tarımsal ürünlerin üretiminin teşvik edilebileceğini belirten Şenocak, ancak Doğu Karadeniz’de yaşayan üreticilerin alternatif ürünlere geçiş konusunda aynı imkanlara sahip olmadığını söyledi.

Bu nedenle bölgedeki fındık üreticisinin desteklenmesi ve mevcut üretim alanlarının korunması gerektiğini vurgulayan Şenocak, tarım politikalarının bölgesel şartlara göre şekillendirilmesinin önemine dikkat çekti.

HASATTA FİLE KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILMALI

Fındık hasadında file kullanımının artırılması gerektiğini de dile getiren Cem Şenocak, bu yöntemin yaygınlaştırılması için devlet desteklerinin önem taşıdığını belirtti.

File kullanımına yönelik devlet desteğinin yüzde 70 seviyesine kadar çıkarıldığını ifade eden Şenocak, hedeflerinin bu desteğin zaman içerisinde yüzde 100’e ulaştırılması olduğunu söyledi.

Hasat sürecinde verimlilik ve iş gücü açısından file kullanımının üreticiye önemli kolaylıklar sağlayabileceğini belirten Şenocak, uygulamanın daha geniş alanlara yayılması gerektiğini kaydetti.

LİSANSLI DEPOLAR PİYASAYI RAHATLATACAK

Şenocak’ın gündeme getirdiği başlıklardan biri de lisanslı depoculuk oldu.

Hasat döneminde ürünün kısa süre içerisinde piyasaya yoğun şekilde sürülmesinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturabildiğine dikkat çeken Şenocak, lisanslı depoculuğun bu baskının azaltılması açısından önemli bir araç olduğunu söyledi.

Üreticinin ürününü hasat döneminde hemen satmak zorunda kalmamasının piyasadaki arz yoğunluğunu azaltabileceğini belirten Şenocak, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılmasının fındık piyasasının daha dengeli bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.