Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Ordu’da 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 6 bin 069 olarak kayıtlara geçti. Son yıllarda düşüş eğiliminin sürdüğü kentte, doğum sayılarındaki gerileme dikkat çekti.
2025 yılında doğan bebeklerin 3 bin 136’sını erkek, 2 bin 923’ünü ise kız çocukları oluşturdu. Açıklanan veriler, Ordu’da son 5 yılda doğum oranlarında belirgin bir azalma yaşandığını ortaya koydu.
DOĞUM SAYILARI HER YIL GERİLEDİ
Verilere göre Ordu’da; 2020 yılında 7 bin 728, 2021 yılında 7 bin 129, 2022 yılında 7 bin 092, 2023 yılında 6 bin 691, 2024 yılında 6 bin 485, 2025 yılında ise 6 bin 069 canlı doğum gerçekleşti.
Böylece kentte son 5 yılda doğan bebek sayısı 1.659 azaldı. Özellikle 2020 yılına göre yaşanan düşüş, nüfus artış hızındaki yavaşlamayı da gözler önüne serdi.
ERKEK BEBEK SAYISI DAHA FAZLA
2025 verilerine göre Ordu’da erkek bebek sayısı kız bebeklerden daha fazla oldu. Doğan 6 bin 069 bebeğin yüzde 51,7’sini erkekler, yüzde 48,3’ünü ise kızlar oluşturdu.
UZMANLAR NÜFUS YAPISINA DİKKAT ÇEKİYOR
Uzmanlar, doğum oranlarındaki düşüşün uzun vadede nüfusun yaşlanmasına, genç nüfus oranının azalmasına ve iş gücü yapısında değişimlere neden olabileceğine dikkat çekiyor. Ekonomik şartlar, yaşam maliyetleri, göç hareketliliği ve ailelerin çocuk sayısına yönelik tercihleri ise doğum oranlarını etkileyen başlıca nedenler arasında gösteriliyor.
TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK ALARMI
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı doğum istatistikleri, Türkiye’de doğurganlık hızının kritik seviyelere gerilediğini ortaya koydu. Açıklanan verilere göre 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu.
KADIN BAŞINA ÇOCUK SAYISI 1,42’YE DÜŞTÜ
Bir kadının doğurganlık döneminde dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken yıllar içinde sürekli düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kaydedildi. Uzmanların “nüfusun kendini yenileme seviyesi” olarak tanımladığı 2,10 eşiğinin altında kalan Türkiye’de, doğurganlık hızı son dokuz yıldır kritik seviyede seyrediyor.
ŞANLIURFA ZİRVEDE YER ALDI
2025 yılında toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı; 2,53 çocuk ile Şırnak 2,23 çocuk ile Mardin takip etti.
Doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken, 2025 yılında sadece Şanlıurfa kaldı.
76 İLDE NÜFUS KENDİNİ YENİLEYEMİYOR
2017 yılında 57 ilin doğurganlık hızı nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında bulunurken, 2025 yılında bu sayı 76 ile yükseldi.
Öte yandan toplam doğurganlık hızının 1,50’nin altına düştüğü il sayısı da dikkat çekici şekilde arttı. 2017 yılında yalnızca 4 ilde bu seviyenin altı görülürken, 2025 yılında 59 ilde doğurganlık hızı 1,50’nin altında kaldı.
TÜRKİYE AVRUPA’DA 11’İNCİ SIRADA
Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılan karşılaştırmada Türkiye’nin doğurganlık hızındaki gerileme dikkat çekti.
2024 verilerine göre Avrupa Birliği’nde en yüksek doğurganlık oranına sahip ülke 1,72 çocuk ile Bulgaristan olurken, en düşük oran ise 1,01 çocuk ile Malta’da görüldü.
Türkiye ise 2025 yılında 1,42 çocukluk toplam doğurganlık hızıyla Avrupa Birliği ülkeleri arasında 11’inci sırada yer aldı.
EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR
Annenin eğitim durumuna göre incelenen verilerde, eğitim seviyesi arttıkça doğurganlık oranının düştüğü görüldü. 2025 yılında; İlkokul mezunu annelerde toplam doğurganlık hızı 2,51 çocuk, Yükseköğretim mezunu annelerde ise 1,24 çocuk oldu.
KIRSALDA DOĞURGANLIK DAHA YÜKSEK
Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık verileri incelendiğinde kırsal bölgelerde çocuk sayısının daha yüksek olduğu görüldü. 2025 yılında; Kırsal alanlarda toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk, Orta yoğun kentlerde 1,53 çocuk, Yoğun kentlerde ise 1,33 çocuk olarak gerçekleşti.
KABA DOĞUM HIZI YARI YARIYA AZALDI
Bin kişi başına düşen canlı doğum sayısını ifade eden kaba doğum hızı da yıllar içinde ciddi şekilde geriledi. 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı, 2025 yılında binde 10,4’e düştü. Başka bir ifadeyle, 24 yılda doğum oranı yaklaşık yarı yarıya azaldı.
ANNELER DAHA GEÇ YAŞTA DOĞUM YAPIYOR
Doğurganlık yaşındaki değişim de dikkat çekti. 2001 yılında en yüksek doğurganlık oranı 20-24 yaş grubunda görülürken, 2025 yılında en yüksek oran 25-29 yaş grubuna kaydı. Bu durum, kadınların daha ileri yaşlarda anne olduğunu ortaya koydu. 2001 yılında doğum yapan annelerin ortalama yaşı 26,7 iken, 2025 yılında bu yaş 29,4’e yükseldi. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.
İLK DOĞUM YAŞINDA ARTVİN İLK SIRADA
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Artvin’i;
28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.
Uzmanlar, ekonomik şartlar, yaşam maliyetleri, kariyer planlaması, şehirleşme ve değişen aile yapısının doğurganlık oranlarındaki düşüşte etkili olduğunu değerlendiriyor.