11 Haziran 2026 Perşembe
SON DAKİKA

 “MEMUR VE EMEKLİYE VAKİT KAYBETMEDEN TELAFİ ZAMMI VERİLMELİDİR!”

Yayınlama: 11.06.2026 13:00 Güncellendi: 11.06.2026 21:05 29 okuma
 “MEMUR VE EMEKLİYE VAKİT KAYBETMEDEN TELAFİ ZAMMI VERİLMELİDİR!”

Türkiye Kamu-Sen Ordu İl Başkanı Hasan Ali Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %26’ya yükseltmesinin ardından sert bir açıklama yaptı. Yılmaz, bu revizyonun ekonomide fiyat istikrarının bozulduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek; memur ve emekli maaş artışlarının daha yılın başında yetersiz kaldığını vurguladı.

2026 yılı için kamu görevlilerine ve emeklilere ilk altı ayda %11, ikinci altı ayda ise %7 olmak üzere toplamda %18’lik bir artış öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz, bu oranın daha önceki %16’lık enflasyon hedefi karşısında dahi yetersiz olduğunu, beklentinin %26’ya çıkmasıyla birlikte satın alma gücündeki erimenin çok daha vahim bir boyuta ulaşacağını ifade etti.

"4 Ayda Alım Gücü 3,64 Puan Eridi"
Yılın ilk aylarındaki ekonomik verilere dikkat çeken Kamu-Sen Ordu İl Başkanı Hasan Ali Yılmaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"2026 yılının yalnızca ilk dört ayında TÜFE %14,64’e ulaşmıştır. Buna karşılık kamu görevlileri ve emeklilerimiz için yılın ilk yarısında öngörülen %11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında tamamen erimiştir. Başka bir ifadeyle memur ve emeklilerimiz, yılın ilk dört ayında yaklaşık 3,64 puanlık net bir alım gücü kaybıyla karşı karşıya kalmıştır."

"Tahminler Değişiyor Ama Maaşlar Sabit Kalıyor"
Milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceğinin enflasyon tahminleri üzerine inşa edilmesinin yanlış bir yöntem olduğunu belirten Yılmaz, riskin tamamen ücretlilerin omuzlarına yüklendiğini söyledi:

Tahminler Revize Ediliyor, Maaşlar Edilmiyor: Merkez Bankası’nın beklentilerini yükseltmesi, öngörülerin ne kadar değişken olduğunu gösteriyor. Ancak aynı dönemde çalışanların maaş artışları revize edilmiyor ve gelir kayıpları telafi edilmiyor.

Ekonomik Risk Büyüyor: Merkez Bankası’nın kendi beklentisi gerçekleşse bile maaşlar yıl içinde erimeye devam edecek, ücretler temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalacaktır. Bu durum iç talebin daralmasına, tüketimin zayıflamasına ve ekonomik büyümenin baskılanmasına yol açarak bütçe dengeleri üzerinde yeni riskler doğuracaktır.

Sosyal Maliyet Artıyor: Yüksek enflasyon ortamında ücretlerin geride kalması vatandaşın harcama kapasitesini azaltmakta, borçluluğu artırmakta ve sosyal refahı zedelemektedir.

Türkiye Kamu-Sen'den 5 Acil Talep!
İl Başkanı Hasan Ali Yılmaz, ücret politikalarının gerçek ekonomik şartlardan ve güncellenen verilerden kopuk belirlenmesinin orta ve uzun vadede daha büyük sosyal maliyetler doğuracağına dikkat çekerek taleplerini sıraladı:

Oranlar Yeniden Değerlendirilmeli: 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranları derhal masaya yatırılmalıdır.

Telafi Zammı Gündeme Alınmalı: Memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı telafi edecek bir ek zam (telafi zammı) gecikmeksizin verilmelidir.

Refah Payı Uygulanmalı: Sadece geçmiş kayıpları karşılayan değil, çalışanı ve emekliyi ekonomik büyümeden pay sahibi yapacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir.

Mevcut Sistem Değişmeli: Maaş artışları gerçekleşen ve beklenen enflasyon karşısında koruyucu hale getirilmeli; yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin aylarca erimesine yol açan mevcut sistem yeniden düzenlenmelidir.

Dinamik Ücret Sistemine Geçilmeli: Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilerek, alım gücünü koruyacak daha adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır.

"Yanlış Hesapların Yükünü Sabit Gelirli Taşımak Zorunda Değil"
Açıklamasını kararlı bir tonla sonlandıran Türkiye Kamu-Sen Ordu İl Başkanı Hasan Ali Yılmaz, şu uyarıda bulundu:

"Unutulmamalıdır ki; enflasyon hedeflerindeki her yukarı yönlü revizyon, sabit gelirlinin cebinden eksilen yeni bir pay anlamına gelmektedir. Kamu görevlileri ve emekliler; ekonomik belirsizliğin, hedef sapmalarının ve yanlış hesapların yükünü taşımak zorunda değildir.

Bu nedenle talebimizi yineliyoruz: Memur ve emeklilerimize vakit kaybetmeden telafi zammı verilmeli, refah payı uygulaması hayata geçirilmeli ve ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir."