Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
- 14:52 “RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN “
- 14:24 MAZOT VE GÜBRE DESTEK ÖDEMELERİ BAŞLIYOR
- 14:17 ORDU, KENT BAYRAMLAŞMASINDA BULUŞACAK
- 13:44 ŞANLITÜRK: HER GÜNÜMÜZ BAYRAM OLSUN
- 13:44 ŞENTÜRK: BAYRAMLARIMIZ MÜSTESNA GÜNLERDİR
- 13:12 SIFIR ATIĞI EĞLENEREK ÖĞRENDİLER
- 13:06 MHP’DEN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
- 13:05 ÖZER’DEN Yatırımı Müjdesi
- 12:58 “RAMAZAN BAYRAMI BARIŞ, HUZUR VE ESENLİK GETİRSİN”
- 12:54 LİMON ZAM ŞAMPİYONU
- 12:15 BAŞKAN TEPE: HER ATIK ÇÖP DEĞİLDİR
- 12:10 “EMZİRMEK, MEME KANSERİNE KARŞI KORUYOR”
- 11:59 ŞEHİTLER DUALARLA YAD EDİLDİ
- 11:12 BAYRAMDA OTOBÜS FİRMALARINA EK SEFER
- 11:12 YEDAŞ, BAYRAMDA 7/24 GÖREV BAŞINDA
GÖZLER BU GÖRÜŞMEDE

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, gündemi değerlendirdi. Bakan Müezzinoğlu, “Yaklaşık 200 bin kamu çalışanını ilgilendiren toplu sözleşmeler için “Taraflarla Pazartesi günü bir araya geleceğiz, önümüzdeki hafta bitirmeyi ümit ediyorum” dedi.
Müezzinoğlu; “Taraf olarak öncelikle burada TÜRK-İŞ Başkanımız yürütüyor yaklaşık 190 bin kamu çalışanının görüşmelerini ve yaklaşık 15 gündür de yoğun çalışmalar devam ediyor. Bayram süresince ara verdik, birazcık da Ramazan’da zor oldu ama son derece iyi niyetli, diğer sendika başkanlarıyla iki-üç defa toplandık, onlardan da son derece iyi niyet ve samimi tabi ki haklarının mücadelesini veren bir tablo gördüm ama iki taraf olarak da samimiyetle yüzde 90 bir noktaya geldik.
Kanaatim odur ki, Pazartesi günü tekrar bir araya geleceğiz, önümüzdeki hafta beni kanaatlerim, hislerim yanıltmıyorsa bitirmeyi ümit ediyorum iyi bir şekilde tatlı bir şekilde. Yani dolayısıyla önümüzdeki tüm çalışanlarımızın, o 190 bin kamu çalışanı inşallah müjdeli sonucu alacaklar diye ümit ediyorum. Çünkü yüzde 90’a kadar çok iyi niyetle gelinmiş, onların samimiyeti var, bizim gayretimiz var, ülkenin koşuları var, bu ülke hepimizin. Tabi ki gönül istiyor ki onların arzu ettiklerini fazlasıyla verelim, ama neticede sırtımızda yumurta küfesi var.
Tabi enflasyon oranıyla ilgili veya diğer sendikalar var, hepsinin kendi içinde farklı farklı dengesizlikler var, dolayısıyla o dengeleri de. Bir tarafa 10 verdiğinde, öbür tarafa da 10 verdiğinde geçen dönemlerde orası 20 geride kalmış, diyor ki benim 20 hakkım var. Bu sefer buraya 15 vermeye kalktığında burası diyor ki, ben niye ona niye razı olayım. Dolayısıyla bunlar böyle çok şey değil. Bazen ailede çocuklar arasında olur ya bana haksızlık yaptın diye, buna benzer böyle şeylerimiz var ama ben geldiğiniz noktada, çok samimi geçti, iyi niyetli geçti, çok iyi mesafe kat ettik. Belki önümüzdeki hafta bir gün Başbakanımıza gitme ihtiyacı duyarız, ona da giderek onu bitireceğimizi ümit ediyorum” diye konuştu.
Kıdem Tazminatında farklı öneriler varsa onları değerlendireceğiz diyen Müezzinoğlu, şöyle devam etti; “Benim esasında üzüldüğüm bir konu bu çalışan kardeşlerim adına. Yaklaşık 13 milyon çalışanımız var, bunların alın terinin hak ve hukuku esasında neredeyse yüzde 80 korunamadığını görüyoruz. Ama gerek sendikalar tarafımıza, işçi sendikaları tarafımıza, gerekse işveren sendikaları tarafımıza baktığımızda, her iki taraf da burada sağlıklı bir düzenlemeye ne yazık ki yeterince desteği alamadığımı görüyorum. Salı günü saat 14:00’te kendilerini tekrar davet ettim, onlarla bir daha görüşüp burada…
Neticede çalışanın hak ve hukuku var, şu anda çalışanın hak ve hukukunu yüzde 80 korunamadığının görüldüğü bir yapı var, mahkemeler bu nedenle ciddi düzeyde yük altında, mağduriyetler var. Diğer taraftan çalışanın hak ve hukuku işverenin kasasında birikiyor. Gerek işveren sendikalarımız, gerekse işçi sendikalarımız da bir türlü bu işten ortak bir hedef veya hak ve hukuku koruyan bir noktaya, kamuoyuna yansıyan demeçlerinden gördüğüm kadarıyla çok ayrı noktalardayız. Şayet Salı günü ortak bir nokta bulabilme umudumuz çıkarsa devam edeceğiz, yoksa taraflara rağmen başından beri söylediğim bir cümle- böyle bir adımı atma durumunda olmayacağız.
Bu hazırlık mevcut haliyle bekleyecek veya farklı öneriler varsa onları da değerlendireceğiz. Şimdi biz fondan, işte işçi biz fon kelimesinden rahatsızız diyor, fona güvenimiz yok diyor. Tamam, yani neticede şu anda İşsizlik Fonu var ve son derece güçlü bir fon. Peki, fona karşıyız demek kolay da, ne öneriyoruz kısmında, yani şu anda işverenin kasasında daha mı güvende? Daha güvendeyse niye bu kadar mağdur var? Fonun nasıl güvenceli olacağı konusunda öneriler gelebilir.
Adı fon olmaz da sandık olabilir. Şayet fon kelimesinin AK Parti öncesi zafiyetlerinden korkuluyorsa bu tedbirler alınabilir. Bir de korkarak, korkmamız gereken yüzde 80 mağduriyet, bakın burada bu son 2 yılın mağduriyeti değil. 40 yılın, 1975’ten bu yana neticede burada çalışan mağdur. Çalışanın mağdur olduğu bir yapıda fon kelimesinden veya fonun geçmişinden tereddüdümüz var diyerek beklemeye devam etmemeliyiz diye düşünüyorum.”
Emeklilik yaşına da değinen Müezzinoğlu; “Emeklilik yaşıyla ilgili bir düzenleme söz konusu değil. Yani neticede 2008 yılında bu ülke emeklilikle ilgili 2036, 2048 hedeflerini planlamış ve koymuş ve biz bunun arkasında güçlü durmamız lazım. Çünkü dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin bile başaramadığı ve kaldıramadığı bir yükü şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin milli bütçesi taşımaya çalışıyor. Bu yük daha da arttırılacak bir anlayışı millete haksızlık ve kötülük olarak, çünkü bu krizlerin nedeni olur. Biz şimdi 2002’den bu yana kriz yaşamıyorsak, bu ülkede olağanüstülüklere rağmen bakın, 2016 Rusya uçak krizi, Güneydoğu’daki şehirlerdeki o çukur eylemleri, 15 Temmuz, bu ülke kriz yaşamaya…
Büyümeyi, borsada 100 puanın üzerine çıkmayı, yüzde 5’lik ilk çeyrek büyümeyi yakaladıysak, 1 milyon istihdam, 2 milyon istihdam hedeflerimiz var, 2023 hedeflerimiz varsa, ülkeyi krizi götürecek bütün sebepleri minimize ederek krize değil, tam aksine büyümeye götürmemiz lazım. Çünkü her yıl 1 milyon gencimize istihdam oluşturmamız lazım. Her yıl 1 milyon 300 bin anne doğum yapıyor bu ülkede ve bu ülkenin zenginliği bu. Her yıl 1 milyon gencimize istihdam oluşturabilmeliyiz ki bu ülke dünya ülkeleriyle yarışabilsin ve bu ülke muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki hedefi milletçe yakalayabilsin.
Yoksa popülist davranarak oraya da bunu verelim, buraya da bunu verelim, ondan sonra hadi krizden çıkamadık, döviz şuraya gitti, enflasyon buraya gitti, faizler buraya gitti, bir gecede yüzde 30-40 fakirleştik. Hayır, bakın 15 yıldır bunların hiç birini konuşmuyoruz. Çok olağanüstü zor koşullara rağmen hep daha iyisini, hep daha fazlasını. İşte az önce kamu çalışanlarının toplu sözleşmesini konuşuruz ki onların da mutlu olacağı bir rakamı yakalayabilen bir Türkiye. Yan tarafa bakın Yunanistan’a şu anda yıl 2017 emekli maaşları yüzde 25 eksiltildi maaş düzeyinde. Bir de iki şey alıyorlardı ikramiye yüzde 40 eksildi emekli maaşları Yunanistan’da. Benim kayınvalidem oradan maaş aldığı için biliyorum“ şeklinde konuştu.
“Her Yıl 1 Milyon Gence İstihdam Gerekiyor”
Kamuda ki istihdam konusunu değerlendiren Müezzinoğlu, bu konuda da şunları söyledi;
“Kamuya personel alıma artık Türkiye’nin gündeminden büyük oranda düşmeli. Çünkü bakın özel sektör 1 milyondan fazla almış 2 milyon hedefi var, kamuya alacağımız rakam 50-60 bin. 50-60 bin kamuya alınacak rakamla bizim 1 milyondan fazla istihdam her yıl gencimizi buralara artık değil tam aksine genç girişimciliğe destekle, özel sektörde nitelikli eleman olmakla ve üreten Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan. Kamuyu ne kadar büyütürsek milletin geleceğini o kadar yavaşlatırız, büyümesini o kadar. Kamuyu küçülten bireysel dinamikleri, girişimcilik dinamiklerini, besleyen ve serbest girişim ekonomisini güçlendiren bir yapı hem toplumumuz için hem gençlerimiz için çok daha avantajlı. Yani bu yıl için kamuya alacağımız azami 60 bin, ama işte 5 ayda özel sektöre 1 milyondan fazla istihdam sağlamışız.
“Bu Yıl İçin Kamuya 60 Bin Kişi Alınacak”
Bizim özellikle son yıllarda kamu çalışanı reformuyla ilgili çalıştaylar yapılıyor, bu çalıştaylar devam edecek devam etmeli de. Çünkü kamuya giriş nasıl olacak, kamuda terfi nasıl olacak, kamuda şeffaflık nasıl olacak, kamuda performans nasıl olacak? Bütün bunların mutfak çalışmaları devam edecek ve etmelidir de. Yanılmıyorsam şey şu anda kamuda 3 milyonun üzerinde 3,5 milyon kamu çalışanı var. Bunların girdikten sonraki 20 yıl, 30 yıl, 40 yıla kadar kamuda bir kalış var. Buradaki performansı, terfii, liyakati bütün bunları değerlendiren şeffaf bir yapı. Şimdi işte ne var? Mülakat var, mülakata itirazları var, öbür türlü KPSS var, KPSS’ye ayrı itirazlar var. Bütün bunları yeniden Türkiye dünyayla yarışacak bir ülke olmalı bunu da yeniden açık, şeffaf ve sürdürülebilir hale taşıyabilmeli. Ama bu çalışmalar bizim önümüzde en az 2 yılımızı, 3 yılımızı alır.” (Ordu Yeni Haber)