Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
- 12:13 ŞENTÜRK; “AVUKATLIK KUTSAL BİR MESLEKTİR”
- 14:52 AVUKATLARIMIZ DEMOKRATİK SİSTEMİN TEMEL TAŞLARIDIR!
- 14:47 MAAŞ ZAMLARI ADİL DEĞİL!
- 14:43 MHP’DEN 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ MESAJLARI
- 14:38 6 GÜNDE 57 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
- 14:30 “TEKNİKERLER ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ MİHENK TAŞLARIDIR”
- 13:23 AYBASTI’YA BETOL YOL
- 13:07 VALİ EROL’DA AVUKATLAR GÜNÜ MESAJI
- 13:03 ŞANLITÜRK, BAŞBUĞ TÜRKEŞ’İ MİNNETLE YÂD ETTİ
- 12:39 EN YÜKSEK YETERLİLİK DERECESİ FINDIKTA
- 12:28 TELEFONU GECE BOYUNCA ŞARJDA BIRAKMAYIN!
- 11:57 KARADENİZ’İN GÖZDESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR
- 11:56 “KALP KRİZİNE BAĞLI ANİ ÖLÜMLERİ ÖNLEMEK MÜMKÜN”
- 11:17 UZUN YAŞAMIN SIRRI ‘AKIL TEPSİSİNDE’
- 11:01 2 AMATÖRDE 4 MAÇ
“Milli birliğimizi bozmayalım”

Vatan Partisi Ordu İl Başkanı Kemal Sümbül, parti binasında düzenlediği basın toplantısında Kürdistan flamalarının devlet katında göndere çekilmesini eleştirdi.
Sümbül, yaptığı açıklamada; “Türkiye İstiklal Savaşı yürüttüğü ve milli birlik ihtiyacının en yakıcı ihtiyaç olduğu dönemde Cumhurbaşkanlığı sistemi için halk oylaması sürecine sokuldu.
Türk ordusunun sınır ötesindeki savaşı, yeni ve kalıcı hedeflere yönelttiği bugün içerde anayasa tartışmaları yapmak, ancak iç cephede bölünmelere yol açar.
AKP iktidarı Türkiye’yi ancak büyük güçleri birleştirerek yenebileceği sorunlarla yüz yüze getirmiştir. Ama buna karşın halâ yaptığı siyasal hatalarla iç cephede gedikler açmaktadır.
Bu aymazlığın son örneği kukla Kürdistan flamalarının devlet katında gönderlere çekilmesidir. Burada açıkça söylüyoruz ABD'nin Irak'ın kuzeyinde yarattığı federe oluşum bir devlet değildir. Dünyada halen, Kürdistan diye bir devlet yoktur. Var olmayan bir devletin bayrağı da olmaz. Kendisine devlet başkanı payesi veren bir aşiret lideri ancak kendisini kandırır. Ama binlerce yıllık devlet geleneği olan Türk Milletini kandıramaz. Bu millet varlığına kastetmiş bir düşman kuvvetin flamasını egemenliğinin ve bağımsızlığının sembolü olan Türk bayrağıyla yan yana getirilmesini bağışlamaz. Buna cüret edenler hiçbir gerekçenin arkasına sığınamazlar” dedi.
AKP iktidarı bu Anayasa oylamasında, Gazi Meclisi fiilen işlevsiz duruma getirecek olan, Cumhurbaşkanlığı sistemini Türk milletinin kabul etmeyeceğini anlamıştır diyen Sümbül, şöyle devam etti; “Korkuları ve telaşları bu nedenle akıllarının önüne geçmiştir. Türkiye artık tek başına bir AKP iktidarını taşıyamamaktadır. Bu iktidar 11 milyonun üzerindeki emekliyi banka promosyonları adı altında sadakaya muhtaç etmiştir.
Bu iktidar altı milyon işsiz genci milletvekili yapma vaadi ile kandıramaz.
Bu iktidar yüz binlerce fındık üreticisi aileyi tefeci kapılarından kurtaramaz.
Türkiye tıpkı savaşta olduğu gibi ekonomik krizden de ancak bir üretim ekonomisini hedefleyen milli seferberlikle çıkabilir.
Halk oylamasında bir kaç oy için Türkiye'nin baş düşmanı ABD'nin kuklalarının flamalarına bayrak imtiyazı tanımak, o flamaları gönderlerde Türk bayrağının yanına asmak sınır ötesinde savaşan Mehmetçiği arkadan vurmaktır. Kendisini bombanın üzerine atan polisi hiçe saymaktır.
Kukla Kürdistan flamasını yalnızca bölücü terör örgütü PKK'nın partisi HDP alkışlamıştır. Bu Cumhuriyeti birlikte kurarak yine birlikte Türk milletini oluşturduğumuz hiçbir Kürt kardeşimiz bu flamaya bayrak demiyor. Bu nedenle AKP'nin Kürt kardeşlerimizin oyunu alma çabası boşunadır” diye konuştu.
Sümbül, daha sonra şunları kaydetti; “Bir kez daha bütün milletimize sesleniyoruz. Bizi daha şimdiden bölmeye hizmet edecek, Cumhurbaşkanlığı sistemine HAYIR diyelim. Halk oylaması sonucu ne olursa olsun, Milli birliğimizi bozmayalım. Bizi sokak çatışmalarına ve iç kargaşaya düşürecek hiçbir oyuna gelmeyelim. Hangi nedenle olursa olsun bu halk oylamasında Evet diyecek kardeşlerimize milletimize yakışır bir olgunlukla davranalım. Cephede şehit düşen Mehmetçiğin, babasını annesini kimse "Evet" çi ya da, "Hayır"cı diye bölemez, Böldürmeyelim.
Değerli Yurttaşlar,
Türk milleti engin tarihsel birikimi ile bu zor günleri atlatacaktır. Önümüzdeki dönem, kesinlikle milli birliğin pekiştiği, üretim ekonomisinin kurulduğu ve milletimizin güvelik ve geçim endişesinin olmadığı bir dönem olacaktır.
Milli Hükümetin kendisini dayattığı günlerdeyiz. O günlerin çok yaklaştığını biliyoruz.” (Ordu Yeni Haber)