Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
- 15:38 ÇAYBAŞI’NDA UYUŞTURUCU OPERASYONU
- 15:13 BÜYÜKŞEHİR 7/24 SAHADA
- 15:09 ACİL DURUMLARA İLİŞKİN HAZIRLIK TOPLANTISI YAPILDI
- 14:45 ŞEHİR HASTANESİNE OBB DESTEĞİ
- 14:38 YILDIZ SOKAK’TAKİ ÇALIŞMALARDA SONA GELİNDİ
- 14:34 RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMA VE ZİYARET PROGRAMI BELLİ OLDU
- 14:24 DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ AÇIKLANDI
- 14:11 TÜİK İŞSİZLİK ORANINI AÇIKLADI
- 14:07 “TİYATRO İNSANLIĞIN ORTAK MİRASIDIR”
- 14:04 SIFIR ATIK GÜNÜ DOLAYISIYLA ETKİNLİK GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 13:54 YEŞİLAY GÖNÜLLÜLÜĞÜ YAYGINLAŞTIRIYOR
- 13:36 RAYLARDA YAPAY ZEKA DÖNEMİ
- 13:01 GENÇLERİN FUTBOL DOLU GÜNÜ
- 13:00 KİM ŞAMPİYON OLACAK?
- 13:00 26.HAFTA GÖRÜNÜMÜ
“ LAİK EĞİTİMDEN UZAKLAŞILMIŞTIR”

Eğitim İş Ordu Şube Başkanı Hikmet Pala, 2017-2018 eğitim öğretim dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başkan Pala açıklamasında şu ifadelere yer verdi: AKP’nin iktidarda olduğu diğer yıllar gibi 2017-2018 eğitim-öğretim yılında da bilimsel, laik ve çağdaş eğitimden biraz daha uzaklaşılmıştır.
Siyasi iktidarın, bilimsellikten uzak olarak sadece ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişiklikler, başta öğrencilerimiz, eğitim emekçileri ve velileri olumsuz olarak etkilemiştir. Bir taraftan eğitim sistemi özelleştirilirken, diğer taraftan eğitimi büyük ölçüde dini kurallara göre biçimlendirme ve dini eğitimi devlet eliyle yaygınlaştırma yönünde çok sayıda adım atılmıştır.
YILDAN YILA SINAV SİSTEMİ DEĞİŞTİRİLMEKTEDİR
2017-2018 eğitim öğretim yılı Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG) tartışmalarının gölgesinde başladı. TEOG, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve öğrencilerin sınav stresi yaşaması gerekçe gösterilerek kaldırıldı. Bir kişi dilek ve temennileriyle MEB'in kararlarını, planlarını değiştirmekte eğitimi yaz-boz tahtasına kolayca çevirebilmektedir.
Yeni sistemde sınava giren 1 milyon 200 bin öğrencinin sadece %10’u, yani 126 bin 536 öğrenci, Bakan Yılmaz’ın nitelikli olarak tarif ettiği 1367 okula yerleşecek. Yani öğrencilerin büyük bir bölümü, imam hatiplere, meslek liseleri ve açık liseye yönlendirilecektir.
1367 okuldan 747 okulun imam hatip ve meslek liselerinden oluştuğu düşünüldüğünde, AKP’nin, çocuklarımızın geleceği pahasına eğitimi dinselleştirme politikasında ne kadar ısrarcı olduğu görülmektedir.
TEOG’un kaldırılmasının ardından yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla üniversiteye geçiş sistemi, “ben yaptım oldu” mantığıyla değiştirilmiştir. Yedi yıldır uygulanan YGS ve LYS kaldırılmış, yerine Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) getirilmiştir.
AKP İKTİDARI ÖĞRENCİLER ARASINDA AYRIMCILIK UYGULAMAKTADIR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017-2019 yatırım planına göre fen liselerine 109.6 milyon lira bütçe ayrılırken imam hatip okullarına 1.7 milyar lira ayrılması, iktidarın önceliğini gözler önüne sermektedir. Bu rakamlar 1 fen lisesine karşılık 17 imam hatip lisesi kurulacağı anlamına gelmektedir.
Birçok imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesinde kız ve erkek öğrencilerin sınıfları ayrılmış yani karma eğitime son verilmiştir. Bazı okullarda sınıfların ayrılması yetmemiş, kız ve erkek öğrencilerin koridorları dahi ayrılmış, gerekçe olarak da “veliler böyle istiyor” bahanesinin arkasına sığınılmıştır.
CEMAAT VE TARİKATLER OKULLARDA CİRİT ATMAKTADIR
Milli Eğitim Bakanlığı ulusal eğitimden uzaklaşmış, başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, iktidara yakın dini kurum ve vakıflarla protokoller imzalanmıştır. Böylece TÜRGEV ve Ensar Vakfı başta olmak üzere, Hizmet Vakfı, Hayrat Vakfı, İHH, Furkan Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti gibi dini vakıfların, devlet okullarında “değerler eğitimi” adı altında ders ve seminerler vermeleri, bağış toplamaları, dini içerikli yayınları dağıtmaları sağlanmıştır.
Bu uygulamalarda görev yapan vakıf, dernek ya da Diyanet İşleri Başkanlığı görevlilerinin büyük bir çoğunluğunun pedagojik formasyonu olmayan, öğretmenlik yeterliliğinden yoksun kişilerden oluştuğu da bilinmektedir.
MEB’in, bilimsel, çağdaş ve laik eğitim karşıtı, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin ve Devrim Kanunlarının temel ilkelerine aykırı düşünce ve faaliyetleri ile bilinen bu tür vakıflarla işbirliğine gitmesi, ulusal ve laik eğitimin içini boşaltma çabalarının bir örneği olmuştur.