Gastronomi Yazarı ve Televizyon Programcısı Adnan Şahin, “Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi, gelenekselin derinliğini hissettiriyor. Bir belediyenin kapsamlı gastronomik yapı ortaya çıkarması alkışlanacak durum” diyerek, herkesin Sarı Konak'ı deneyimlemesi tavsiyesinde bulundu.
‘Köklerden Geleceğe Ordu Gastronomi Buluşması’ kapsamında Ordu’ya gelen Gastronomi Yazarı ve Televizyon Programcısı Adnan Şahin, Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi ile ilgili değerlendirmede bulundu. Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi’nin her şehirde mutlaka olması gereken bir yapı olduğunu belirten Adnan Şahin, “Sarı Konağa dışarıdan girdikten sonra etkilenmeye başlıyorsunuz. O etki hiç azalmadan yemek boyunca da devam ediyor. Ordu’ya dışarıdan gelen insanlar birçok farklı şehirde, hatta ülkede çok daha lüks yerlerde yemek yemiş olabilir ama Altınordu Belediyesi Sarı Konak Gastronomi Merkezi lüks kelimesinin karşılığını tam olarak verirken, bir taraftan da gelenekselin derinliğini hissettiriyor. Bunu yaparken de çok şık bir servisle yapıyor. Türkiye’de kaç tane böyle yer gördünüz diye sorarsanız, hakikaten hiç böyle bir yer görmedim. Bir belediyenin kapsamlı gastronomik yapı ortaya çıkarması alkışlanacak durum. İnşallah böyle yerler çoğalır. Burası bir çıta. Yani size bir seviye veriyor. Diğer işletmelerin bu seviyeyi örnek alıp, aynı servis ve ürün kalitesini, aynı anlayışı benimsemesi gerekir. Bu nedenle herkesin gelip Sarı Konağı bir kere deneyimlemesini isterim. O deneyimi yaşamış biri olarak söylüyorum; burada kalite yüksek” dedi.
Gastronominin bölgenin ekonomisiyle, istihdamıyla ve tarımıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, “Gastronominin sadece karın doyurma hadisesi olmadığını, gastronominin aslında bölgenin ekonomisiyle, istihdamıyla, tarımıyla her şeyiyle ilgili olduğunu anlamak lazım. Böyle bakılmadığında kamu neden yiyecek, içecek hizmeti veriyor sorusuyla baş başa kalırsınız. Gastronomideki konu ulusal ve uluslararası düzlemde sizi anlatırken, bir taraftan da yereli koruyan yapıya sahip olmasıdır. Çiftçiyi koruyorsunuz, istihdam sağlıyorsunuz, aidiyet duygusunu artırıyorsunuz. Ordu’nun kendi ürünüyle gurur duymasını da sağlıyorsunuz” diye konuştu.
“ORDU’NUN GÖRÜNÜRLÜĞE İHTİYACI VAR”
Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ordu çok güzel ve zengin. Bir tarafı kıyı, bir tarafı yayla ve tarım imkânı olan bir şehir. O yüzden tek bir ürüne sıkıştırmak Ordu’ya haksızlık olur. Sadece fındık ya da yeşillik değil. Bunların hepsini match etmek gerekir. Ama asıl olan bunları sofraya koyan kültürdür. Bu kültür yoksa ürünün fazlalığı bir anlam taşımaz. Ürün anlamında Ordu’nun bir sorunu yok. Ordu’nun görünürlüğe ihtiyacı var. Bunun için de kamu, sivil, yerel, özel dediğimiz dört ayağın aynı anda, aynı enerjiyle ve aynı aidiyet duygusuyla hareket etmesi lazım. Bütün ayakların buna inanması lazım. En başta halkın inanması lazım. Ordu’da yaşayanların şehrin gastronomisinin güçlü olmasının bu kente sağlayacaklarını iyi anlaması lazım.”